10.06.2026
Maden Hukuku
6 DK OKUMA
Madenler Devletleşiyor mu?
Makale, Türkiye'de madencilik sektöründe devletin rolünün Türkiye Varlık Fonu (TVF) hamleleriyle nasıl bir kabuk değişimine uğradığını incelemektedir
. Yaşanan bu dönüşüm, Anayasa'nın 47. maddesinde tanımlanan, özel sektörün mülkiyetine rıza dışı el konulmasını ifade eden klasik bir "devletleştirme" eylemi değildir
. Ceza mahkemelerinin müsadere kararlarıyla mülkiyeti zaten Hazine'ye geçmiş olan şirketlerin (Koza Grubu vb.) Cumhurbaşkanlığı kararıyla TVF'ye ayni sermaye olarak aktarılması söz konusudur
. Bu süreç, devletin piyasada devasa bir holding gibi davrandığı "Yeni Devlet Kapitalizmi" ve "Sektörel Konsolidasyon" modeli olarak tanımlanmaktadır
.
09.06.2026
Maden Hukuku
8 DK OKUMA
KAMU YARARININ NICELIKSEL ÖLÇÜMÜ: MADENCILIK SEKTÖRÜNDE ON İKI DEĞIŞKENLI ANALITIK MODEL ÖNERISI VE AMPIRIK BIR DEĞERLENDIRME
Kamu yararı" kavramı, idare hukuku ve kamu politikaları yapım süreçlerinde merkezi bir öneme sahip olmasına
rağmen, soyut yapısı gereği idari uygulamalarda tutarsızlıklara ve ciddi hukuki uyuşmazlıklara yol açabilmektedir.
Özellikle madencilik sektörü gibi yüksek ekonomik ranta karşılık derin çevresel ve toplumsal maliyetler barındıran
alanlarda, kamu yararı karinesi çoğunlukla yalnızca istihdam ve makroekonomik büyüme söylemleri üzerinden
kurulmaktadır. Bu çalışma, kamu yararı kavramını slogan düzeyinden veri ve rasyonalite düzlemine taşımak amacıyla
doğrulanabilir, şeffaf finansal ve operasyonel verilerden türetilen "On İki Değişkenli Analitik Model" önermektedir.
Geliştirilen bu model, Türkiye’de faaliyet gösteren ve kimlikleri gizli tutulan dört farklı altın madeni şirketinin
2022-2025 dönemine ait bağımsız denetim raporları ve KAP bildirimleri üzerinden test edilmiştir. Ampirik bulgular, aynı
doğal kaynağı çıkaran firmalar arasında kamu payı ve toplumsal fayda rasyoları açısından 26 kata varan uçurumlar
olduğunu ortaya koymaktadır. Çalışma sonucunda, "üstün kamu yararı" değerlendirmelerinin objektif kriterlere
bağlanması amacıyla beş temel politika reformu sunulmaktadır.
Anahtar Kelimeler: Kamu Yararı, Madencilik Ekonomisi, Efektif Vergi Oranı, Government Take, Sorumluluk Etiği.
03.06.2026
Maden Hukuku
16 DK OKUMA
MADENCİLİKTE, HALKIN KATILIMINDA Kİ SORUNLAR
Madencilik faaliyetlerinin sürdürülebilir kalkınma çerçevesinde değerlendirilmesi, son kırk yılın hâkim anlayışı. Bu çalışma, iki güncel metni birbirine konuşturuyor. Birincisi Gül Üstün'ün halkın katılımı ve Kanada maden hukuku üzerine çalışması; ikincisi Mehmet Karadeniz'in insan-üretim-doğa ilişkisi üzerine sempozyum bildirisi. Üstün, katılımın çevresel etki değerlendirmesinin (ÇED) ötesine taşınması gerektiğini savunuyor. Karadeniz ise sürdürülebilir kalkınma söyleminin tükendiğini, köklü bir zihniyet değişimine ihtiyaç duyulduğunu ileri sürüyor. İlk bakışta iki farklı uçtan konuşur görünen bu metinler aslında birbirini tamamlıyor. Çalışma, halkın katılımının sadece usule ilişkin bir hak değil; kuşaklararası adaletin ve jeoetik sorumluluğun somut bir taşıyıcısı olduğunu savunuyor. Türk maden mevzuatının bu işlevi karşılamakta zayıf kaldığını; sosyal lisans ve FPIC gibi kavramların boşluğu doldurabileceğini gösteriyor. Sonuçta, mevcut zihniyetin tümüyle terk edilmesinin koşulları yok; ama jeoetik ilkelerle yeniden donatılması zorunlu.
26.05.2026
Maden Hukuku
6 DK OKUMA
KOMPLEKS CEVHERLERİN MADEN MÜHENDİSLİĞİ VE MADEN HUKUKU AÇISINDAN SENTEZİ
Maden kaynaklarının optimal düzeyde ekonomiye kazandırılması, hem mühendislik disiplinlerinin teknik kabiliyetine hem de yasal mevzuatın bu teknik karmaşıklığı esnek ve teşvik edici bir hukuki mimariyle düzenlemesine bağlıdır. Bu bağlamda "kompleks cevherler", her iki disiplinin en yoğun kesişim noktalarından birini oluşturmaktadır.
17.05.2026
Maden Hukuku
14 DK OKUMA
Madencilikte Kamu Yararının Ölçülmesi
Madencilik faaliyetlerinin hukuki meşruiyetinin temelinde yatan "kamu yararı" kavramı, Türk idare hukuku ve özellikle Danıştay içtihadı bakımından merkezi bir test ölçütü olmasına karşın, uygulamada büyük ölçüde niteliksel ve söylemsel bir tartışma alanı olarak kalmaktadır. Vergi ödendi, istihdam yaratıldı, döviz girdisi sağlandı türünden genel ifadeler, kavramın somut bir ölçüm çerçevesine kavuşturulamamış olmasının doğal sonucudur. Bu çalışma, altın madenciliği özelinde tartışmayı sayısal ve karşılaştırılabilir bir zemine taşıyabilmek amacıyla, kamuya açık finansal tablolardan ve faaliyet raporlarından elde edilebilen on iki temel değişkenden oluşan bir analiz çerçevesi önermektedir. Önerilen çerçeve; efektif vergi yükü, vergiden feragat oranı, devlet hakkı, gelir dağılımı, çevresel maliyet karşılıkları, madenin stratejik niteliği, nesiller arası adalet ve toplumsal rıza göstergeleri gibi birbirini tamamlayan boyutları tek bir analitik şemada birleştirmektedir. Çalışmanın temel iddiası, mevcut hukuki testin ancak bu tür ölçülebilir değişkenler üzerinden uygulanabilir hâle geleceği ve böylelikle idarenin takdir yetkisinin denetlenebilirliğinin artırılabileceğidir.
17.05.2026
Maden Hukuku
4 DK OKUMA
Maden Ruhsatlarının "Şart-İşlem" Niteliği ve Projeye Bağlı Yetki Rejimi
Türk hukuk sisteminde madenler, 1982 Anayasası’nın 168. maddesi uyarınca Devletin hüküm ve tasarrufu altındadır. Bu anayasal ilke, madenlerin mülkiyetinin Devletten ayrılmazlığını ifade etmekle birlikte, arama ve işletme haklarının belirli bir süreyle gerçek veya tüzel kişilere devredilmesine imkân tanımaktadır. Bu devir ve yetkilendirme sürecinin temel aracı olan "maden ruhsatı", idare hukuku doktrininde niteliği tartışılan, ancak modern teoride "şart-işlem" olarak konumlandırılan bir idari tasarruftur. Bu makalede, maden ruhsatının hukuki mahiyeti, klasik işlem tasnifindeki yeri ve ruhsatla verilen yetkinin "iç şart" olarak projeye bağlılığı analiz edilecektir.